Gönderen: esraycr | 24/01/2010

Eski Bizler…

Can sıkıntısına en uygun çözümü çocukken bulurduk.. Bağırırdık arkadaşımızın penceresinin altında…

Esra : Ayşeeeeeeeeeeeeeeeeee…………  (Pek zil kullanılmaz çağırışlarda… )

Ayşe: (Pencereyi açar ) Dur geliyorum hemen kapının önüne…  (Elinde oyuncaklar…. )

Sonra, merdivenlere bir güzel evden getirilen, kilim ya da  paspas tarzı bir örtü serilip başlanır oyuna.. Sabah saatlerinde kahvaltıdan sonra başlayan oyun, Akşama kadar sürer..Bazen direğin ışığında bile oyuna devam edilir..

Hep çocuklar toktur, açlık nedir bilmezler..Bu sebepten dolayı yemek için eve gel cümlelerine…‘Anne ben tokum’ denir… Anneler ısrar eder..Gel artık hava karardı,yeter bugünlük bu kadar….Çocuklar ise tamam birazdan geliyorum der.. (Biraz dediği en az bir saat sonradır…Tabi o arada anne üç beş defa daha eve gel diye seslenir )

Sonunda eve gelen çocuğun yemekten önce yemesi gereken bir yığın laf vardır..Gel deyince neden gelmiyorsun ? Saat kaç oldu? Bir daha dışarı çıkmak yok..

İşte bir günümüz eskiden böyle geçiyordu..Canımız sıkıldı dediğimiz an çözümümüz hazırdı..Belki hep aynı tarz gibi gözükse de çözüm yolu, alınan tat hep farklıydı..Sonuç ise hep aynıydı,can sıkıntısı çoktan geçmişti..

Büyüyünce can sıkıntısı için çözüm bulunamıyor..(Belki pencerenin altına gidip çağıracak arkadaşımızın olmayışındandır.. : ) )Bulduğumuz en güzel çözüm ise internet,(kitap okumak diyeceğim bazılarımız bunu dener ama benim canım daha çok sıkılıyor kitap okuyunca itiraf ediyorum) telefonla mesaj yollamak,müzik dinlemek  ya da televizyon izlemek.. Fakat bunların hepsi de Can sıkıntısını tam olarak geçirmez..

Sonuç : Problemlerimizi küçükken daha mı iyi çözüyorduk ne…  ; )

Reklamlar

Responses

  1. Evet, doğru söylüyorsun… Çocukken problemleri çözmek, can sıkınıtısını gidermek gerçekten kolaydı. Ama bizim çocukluğumuzda, belki birkaç kuşak sonraki sizin çocukluğunuzda da…

    Ama maalesef şimdiki çocuklar bizim kadar şanslı değiller. Canları sıkıldığı zaman bizim kadar kolay atamıyorlar bu sıkıntılarını.

    Şimdiki çocuklar daha el bebek gül bebek yetişiyorlar. Biz ilkokula kendimiz giderdik, oyun için genişçe oyun alanları ve bahçelerimiz vardı. Belki şimdiki kadar çocuk parkı yoktu ama 3-5 metrekarelik çocuk parklarına hapsolmak zorunda kalmıyorduk, uçsuz bucaksız oyun alanlarımız vardı.

    Köylerde kimseler kalmadı, artık herkes şehirli oldu. Tabii olarak çocuklar da şehir çocukları oldu. Şehirdeki birçok kolaylıklar onlardan o kadar çok şeyi alıp götürdü ki. İşte biz bunları gördükçe onlara acıyoruz için için.

    Acaba şimdi sıkıntılarımızı kolayca gideremememizin problemlerimizi daha iyi çözemememizin sebebi küçükken az şey bilip şimdi daha çok şey biliyor olmamız olabilir mi?

    Vesselam.

  2. Büyüyünce can sıkıntısı için çözüm bulunamıyor..(Belki pencerenin altına gidip çağıracak arkadaşımızın olmayışındandır.. : )

    Şimdi windows’un altına gidip çağırabiliriz öyle değil mi? 🙂
    Esraaaaa!

  3. ben buldum can sıkıntısına bir çare 🙂 kendime arkdaş doğurdum… şimdi hiççç sıkılacak vaktim olmuyor 😀


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: