Gönderen: esraycr | 04/01/2010

Aklı başında kız olduğumu herkes bilir ama…

Mantıklı , sabırlı olup dünya’nın kahrını çekeceğine…
Saçmalayıp, mantıksız olup dünya senin kahrını çeksin…

Bu taktiği uygulamak insanın ruh durumunu iyi yönde etkiliyor..Tasasız gamsız,nasıl algılanacağını düşünmeden davranmak.. Ağzından çıkanları içinden geldiği gibi söylemek..Çok kafa yormamak.. Herşeyden bir anda kendini soyutlamak..Umursamamak..

İtiraf ediyorum, dün ki kadar hiç saçmaladığımı hatırlamıyorum…Öyle ki, kaldırıma bağdaş kurup şarkı söylemek, suyu azalan yeşil ırmağın ortasında piknik yapmak bile normal ve gülünesi geldi… Diyorum ya umurumda değildi hiçbir şey..

İki kavram vardı..
İnsanlardan bana ne… Benim yaptıklarımdan sana ne…

Yani anladım ki, insan gülmeyi özlemişse her şeye gülebiliyor.. Konuşmayı özlemişsen her şeyi anlatabiliyorsun(okuldaki derslerini bile ) Sus diyen bir arkadaşın da yoksa.. Senin bu halin de çekilebiliyorsa.. Ohh senden keyiflisi yok..

İstediğin yöne yürü..Kaybolmayı düşünmeden.. Ayaklarının altı acıyacak, dalağın batıp nefesin kesilecek kadar.. Yaaa kendini bile takma…

Anlam vermeye de çalışmıyorum hiçbir şeye… Zaten yaptığım her şey anlamsızdı.

İlk defa bu kadar duyarsız oldum..Kendi kendime garip geldim ilk başlarda, mantıken hayır böyle olmamalı diyordum..Sonrasında ise, mantığımı diskalifiye ettim..İçimden ne geliyorsa onu yaptım..

Gülünmeyecek saçma sapan bir sürü espri… (Mesela , kurbağa , yılanın ağzından içeriye girmiş peki ne demiş? Uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece demiş… )

Not: Bunu yapacaksanız, yanınızdakiler güvenilir olsun 😀 Yoksa bir andaki köklü değişikliğe çevreniz farklı anlamlar yükleyebilir..(Deli, psikolojisi bozuk, dengesiz.. )Bu arada akıllara gelir mi gelir? Alkol filan kullanmıyorum 😀 Ya da ilaçlar filan.. Psikolojimde sağlamdır, kolay kolay bozulmaz.. Depresyon mu bu diye düşündüm..Hayır ya hu, depresyona gireceğim bir durum olmadı..Bir günlük sendrom sadece…

Halen gülümseyerek hatırlıyorum.. Rüzgarda her tarafımın kum olmasını.. Pizzanın üzerine ketçap ve mayonezle yazı yazdığımı, çamura elimi bulaştırıp arkadaşımın elini batırdığımı.. Buz gibi soğuğu yediğimi..Gıcık gıcık ,yalandan bozma espriler yaptığımı… Ve gülümsediğimi…

Kısacası bu güne dair her şeyi aklımın bir köşesine koyup, gülümsemek istediğimde hatırlayıp gülümseyeceğim…
tarih:2.01.2010

Karadeniz e atlayıp Rusya dan çıkma fikrini veren arkadaşıma sonsuz teşekkürler…  😀 😉

Reklamlar

Responses

  1. “İnsanlardan bana ne… Benim yaptıklarımdan sana ne…”
    (Bencede)
    Çok güzel, bazen böyle değişiklikler iyi geliyor insana 🙂

  2. Anladımki sen derslerden iyice bunalmışsın final sitresinemi girdin ne 😀

    “Karadeniz e atlayıp Rusya dan çıkma fikrini veren arkadaşıma sonsuz teşekkürler…”

    Karadenize atlarsında çıkabilirmisin bilmiyorum Esra 😛

  3. @mehmed, kesinlikle iyi geliyor 😉 Tavsiye ederim..
    @Mizanger, daha finallerim başlamadı ki, bir haftam var 🙂 ders çalışmaya bile başlamadım 😀 Bu arada karadenizden atlayıp Rusya dan çıkarım çıkmasına da, ülkemi seviyorum 😉 Mutluyum ülkemde.. Atlamayacağım 😀 😉

  4. Güzel bir yazı olmuş diyerekten, ” Saçmalayıp, mantıksız olup dünya senin kahrını çeksin… ” sonuna kadar 😛

  5. Çok değişmişsin sen.

    “Mantıklı , sabırlı olup dünya’nın kahrını çekeceğine…
    Saçmalayıp, mantıksız olup dünya senin kahrını çeksin…”

    Bu bölüm güzel yazılmış. Karadeniz’e atlama fikri süper wallaha 🙂

  6. @ibrahim, teşekkür ederim.. hep beraber saçmalamaya davet ediyorum her birimizi 😀
    @enes, Çok değiştim enes.. Ama diyorum ya bir günlük sendromdu..Köklü bir değişiklik değil..Ama keşke köklü olsaydı 😉 😉

  7. İşte bu ya, benim yapmak istediğimde bir türlü yapamadıklarım. Hafif hafif bu söylediklerini yakın çevreme yansıttığım zaman ise garip birisi oluyorum.

  8. @resul, 🙂 yap bence .. muhteşem bir şey tavsiye edilir… 😉

  9. Gençlik işte! Akıl sır ermiyor yaptıklarına…:-) Eriyor aslında, zira biz de aynı sıralardan geçtik en nihayetinde…

    Ben bu yazıyı okurken çok ürperdim açıkçası. Seni yakından tanımasam ne olmuş bu Esra’ya böyle derdim kendi kendime. Zira sen aklı başında ruhu ve yüreği muhteşem bir insansın. Herhalde çok fazla canın sıkıldı, ve en sonunda patladın… Hadi neyse ömürde bir kere kimseye ve kendine zarar vermeyecek kadar delilik (?) yapabilirsin.

    Yazıyı genel olarak değerlendirecek olursam; bu tür psikolojik vakalar aslında dini değerlerden yoksun olarak yetiştirilmemiz ve batı medeniyetinin içimize yüreğimize fark ettirmeden şırınga ile zerk edilmesinden başka bir şey değildir. Zira, din insana her zaman dengeli davranmayı, ruhunu nasıl dinginleştireceğini ve ne ile dinginleştireceğini, en zor durumlarında bile kime yaslanacağını öğretir.

    Kur’an’da Rabb’imiz “Dikkat Ediniz! Kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur.” buyruluyor.

    “İman, en büyük imkandır” der alim bir zat. İmanımız varsa neyimiz yok, imanımız yoksa neyimiz var. “Duanız olmasa ne ehemmiyetiniz var.” buyuruyor Allah Teala. Varlığı yaratan ve en iyi bilen O olduğuna göre bize yol göstermeye en layık olan da O’dur değil mi? Kim ruhunun hakimi olduğunu her sözünü ona dinletebildiğini söyleyebilir? Ruhumuzdaki inişleri çıkışları çılgınlıkları delilikleri durgunlukları yanmışlıkları sızıları özlemleri duyarlılıkları duyumsamaları kendi kendimize anlamlandırabilir miyiz sizce?

    O halde tek sığınağımız O’dur. Ne başka gidecek kapımız ne de bir çözüm yolumuz vardır. Rabb’imiz ki sonsuz merhamet sahibi böyle bir yol bulamayacağımızı bildiği için bize acıyıp Kendi elçileri vasıtasıyla hidayet yolunu bize gösterdi.

    Biz ne kadar bastırırsak bastıralım bir gün mutlaka ruhumuzun çığlıklarını duyacağız, bu kaçınılmazdır. Belki yaptığımız bu deliliklerin sebebi de budur. O halde ruhumuzu, ruhumuzun Sahibi’ne teslim edelim ki gerçek huzuru bulalım.

    Biliyorum, söylediklerimi yapmanın çok zor olduğunu. Ama hele siz bu yola bir baş koyun O’nun her zaman yanınızda olduğunu ve gerçek mutluluğun ne olduğunu göreceksiniz.

    Dua edelim, ta ki ellerimiz karıncalanıncaya kadar… ve duamızda ısrarcı olalım… O, mülkü sınırsız olandır. Biz duamızda samimi olursak ve kulca istersek O’nun Rabb’ce nasıl vereceğini göreceğiz. O, hiçbir duayı geri çevirmiyor.

    Bizim O’nun gibi bir Rabb’imiz varken deli olmaya delilik yapmaya hakkımız var mı? Sakın böyle yaparak Rabb’imizi gücendirmiş olmayalım.

    Bu yazıyı ilk okuduğumda yüreğime bir söz ilişti, sizinle de paylaşmak istedim;
    “Deli, kendine zarar vermeyecek kadar akıllı…
    Akıllı, kendine zarar verecek kadar deli olabiliyor bazen…”

    Sorumluluk bilincini daima hatırlamak ve canlı tutmak duasıyla…

    Vesselam.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: