Gönderen: esraycr | 11/09/2009

SEVMEDİKLERİME SAYGI DA DUYMUYORUM…

Sevmeye bilirsin ama saygı duymak zorundasın…Öyle mi?

İnsan ‘sevme’ üzerine yaratılıyor..Doğar doğmaz annesini seviyor, onun kokusunu alıp diğer kişilerden onu ayırt edebiliyor.Yani fıtratımızda var sevmek.. Peki saygı duymak fıtratımızda var mı?

Bence ‘sevgi’ olmazsa, ‘saygı’ da olmaz..Ben, sevmediğim insanlara saygı duymuyorum.Duyamıyorum.. Saygı duymamak demek, karşımdakine hakaret edebileceğim, edepsizlik yapabileceğim, ona fiziksel darp uygulayabileceğim anlamına gelmiyor tabi ki.. Hatta,saygı duymamak demek,  karşımızdakini istediğimiz kadar rencide edebileceğimiz, her fırsatta köşeye sıkıştırabileceğimiz demekte değil ..

Saygı duyduğum insanlara hürmet, güler yüz ve sevgimi gösterirken, saygı duymadıklarıma ise sadece nötr kalıyorum..Fakat görüyorum ki toplumda saygı duymamak demek , saygı duymanın tam tersi olarak algılanıyor.. (yani şöyle..)Saygı duyduğuna güzel sözler ederken, saygı duymadığına da küfür edebilirsin.. Saygı duyduğuna kalkıp yer verirken, saygı duymadığının yerine oturabilirsin..

 Saygı duymamak , saygısızlık yapabileceğim anlamını taşımaz…

Saygı duymak demek, kişinin hakkını korumak , haklarını ihlal etmemek demektir..Fakat saygı duymamak demek, kişinin haklarına girebilirsin demek değildir..

Yazının başında insan ‘sevme’ üzerine yaratılıyor demiştim..Sevme üzerine yaratıldığımız için bir çok  şeyi seviyoruz, sevdiğimiz içinde bir çok şeye saygılıyız..

Gelelim bana, sevmediğime saygı da duymuyorum.. (Saygı duymadığıma saygısızlık ta yapmıyorum)Çünkü sevme olmadan saygı da olmaz diye düşünüyorum..Sevmeye bilirsin ama saygı duymak zorundasın sözüne de bu sebeplerden katılamıyorum…

    sevmediklerime saygı duymuyorum, saygı duymadıklarıma saygısızlıkta yapmıyorum ama.. ;)                                                                                                           Saygılarımla… 😉

Reklamlar

Responses

  1. … ‘Sevgi’ olmazsa, ‘saygı’ da olmaz
    Eee doğru söze ne hacet! 🙂
    Ellerine sağlık…

  2. Biz en iyisi yaratılanı yaratandan ötürü sevelim 😉

  3. sevmek insanın fıtratında var, öyle doğar. ama ne hikmetse bazıları teş kalpli olarak devam eder hayatına.

    sevmiyorsak saygı duyamayız belki ama, edebli olmak zorundayız.
    ne kendini,ne fikirlerini sevmediğim bir insanın aynı doğrultu da kendine ve fikirlerine sayfı duyamam. ama saygısızlık da yapmam. çünkü edebli olmak zorundayım:)

    dimi kuzum 🙂

    kimsenin kimseye saygı duymadğı bu zamanda işimiz zor ..

  4. Yine güzel bir yazı daha, teşekkürler 🙂

  5. Evet, her insan sevebilme yetisiyle doğar; ama sevmek ap ayrı bir kavramdır. “Sevmek” sevebilmenin somutlaştırılmış, uygulanmış halidir. Yani, sevebilme yetisi her insanda bulunabilirken, sevmeyi becermek her insana nasip olan bir şey değildir. Her şeyin olduğu gibi sevmeninde bir sonu, tükenebiliritesi vardır. Bu yüzden sevgimizi müsrifçe harcamamalıyız. Çünkü sevgisi tükenen insanın kalbi kararır. Ne kendisine ne de çevresine gösterebileceği bir saygısı kalır, zira saygı’nın kaynağı sevgidir… Yazıyla alakalı oldu mu bilmiyorum; ama içimden bunları yazmak geçti. Hoşgörünüz efenim. 🙂

  6. hepsi gibi buda güzel…demek bazı manalar yaşandıkça anlaşılıyor..hayatın her anı tecrübe..
    çok dua edelim rabbimize sevemesekte..kimsenin nefreti kalbimize girmesin..
    adavete adavet…muhabbete muhabbet…
    kalbimizde birine nefret mi var,bu kalpteki nefret duygusuna nefret…
    kalbimizde birine muhabbet mi var,o muhabbete muhabbet gerekli..
    mü min kardeşini sever sevmeli ..hatasına karşı ancak acır..
    bu manayı rabbimizden çokça isteyelim.
    fikirlerin çokça güzel .istifadeye vesile..içtenlikle yazılmış…
    allah razı olsun 🙂

  7. İnsanlar artık kimi seviyor ki?İçinde ufak bir sevgi dahi olsa her an karşındaki insana saygısızlık yapmaya hazır.Bu arada eskiden yorum sağdaydı,yorumu yazanın bilgileri soldaydı ne oldu bu yorum alanına, tepetaklak olmuş…

  8. merhabalar.. size katılıyorum. sevmediklerime saygı duymuyorum.. ama saygı duymuyorum diye kimsenin yaşam alanını tehdit etmiyorum.. herşeyin başı sevgi…

  9. Aslında düşündürücü bir yazı olmuş fakat benim anlayamadığım bir yer var:

    “Sevmediğime Saygıda Duymam” demişsin fakat saygı duymadığında saygısızlık yapmayacağını da belirtmişsin.Benim anlamadığım: Saygı göstermediğinde hangi tepkiyi veriyorsun burayı anlayamadım ?

  10. Dikkat dikkat! Esra hanım blog alamine bekleniyorsunuz 🙂

  11. Selam Esracım, yüreğine sağlık… Ne güzel şeyler düşünüyorsun böyle. Bizi de düşünmeye teşvik ediyorsun. Bilahare teşekkür ediyorum. Uzun yorumlarımdan dolayı okuyuculardan özür diliyorum, ancak inanın yazdıklarım söylemek istediklerimin sadece çok küçük bir kısmı. Belki de biraz anlatma özrüm var, affedin.

    Sevginin kaynağı Allah tealadır. El-Vedüd; Hem “Mutlak ve sonsuzca seven”, hem de “Sonsuzca sevilmeyi hak eden” anlamına gelir. “İman eden ve Salih amel işleyen kimseler için O Sonsuz Rahmet Sahibi bir sevgi var edecek”…

    Sevgi, yürek işidir, akılla olacak bir şey değildir. O sadece kendince tedbirler alabilir sadece. Allah teala sevenle sevilen arasına bir sevgi yaratır. Bu bağın kuvvetli olması ise sevginin yoğunluğuna, tarafların gayretlerine ve dualarına bağlıdır.

    Saygı aslında nötr bir kavramdır. Fakat en çok sevgi ile anıldığı için ondan bağımsız değilmiş gibi düşünülür.

    Fıtrata saygı, fıtratın olduğu gibi korunması, tahrif edilmemesidir.
    İnsana saygı, ona insanca davranmaktır.
    Dine saygı, dini değerlere karşı gelmemektir.
    Emeğe saygı, çalışan herkesin hak ettiğini almasıdır.

    Aslında saygı, sınırları korumaktır görüldüğü gibi, riayet etmektir sınırlara.

    Birisi benim dinime küfrederse yani sınırlara riayet etmezse benim ona artık saygı duymam söz konusu olamaz değil mi? Gücüm yeterse elimle, yetmezse dilimle/sözle, o da yetmezse kalbimle buğz ederim (nefret ederim) Hadis-i Şerif’te buyrulduğu gibi.

    Sevgi varsa mutlaka saygı da vardır, fakat saygı varsa sevginin olması ille de gerekmiyor. Herhalde sevmediklerime saygı da duymuyorum derken bu denmek istenmiştir.

    Ek bir bilgi vereyim, daha fazla düşünebilelim diye… Arapça’da aynı harflerden oluşan 3 harfli kelimeler mana komşusudurlar aynı zamanda.

    Saygı kelimesinin Arapça’daki karşılığı hürmet kelimesidir. Bu kelimenin kökeni h,r,m harflerinden oluşur. Mesela; hrm, rhm, mrh sıralamasından oluşan kelimeler… hürmet, haram, mahrem, mahrum, muhterem, ihtiram, rahmet, rahim, merhamet, merhum, merhem…

    Benim aklıma gelenler bu kadar. Siz daha artırabilirsiniz listeyi. Hürmet kelimesi ile haram kelimesi nasıl kardeş olur? Karşımızdaki kişinin sınırlarını korursak ki o sınırları çiğnemek haramdır. Peki hürmet ile rahim? Karşımızdaki kişiye acırsak, onu affedersek…

    Biz ancak yaratılanı Yaradan’dan ötürü severiz, ve ona saygı duyarız.

    Hadis-i Şerif’te “Kişi, sevdiği ile beraberdir” buyruluyor. Yani o, ondandır demek isteniyor.

    Allah için sevip Allah için buğz etmek, ve saygı duymak duasıyla… amin.

    İlyas abin (tek)

  12. Valla doğru yazmışsın bnde böyle düşünüyorum Esra yazılabilecek konularıda sen yazıyorsun 🙂 😉


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: